Bize Ulaşın
+90 537 613 37 97Tazminat hukuku; haksız fiil, sözleşmeye aykırılık, trafik kazası, iş kazası veya hatalı tıbbi müdahale (malpraktis) gibi nedenlerle kişilerin uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesini amaçlayan hukuk dalıdır. Amacımız, mağduriyetinizi yasal zemin çerçevesinde en adil şekilde gidermektir.
Uğranılan zararın türüne göre doğru tespitlerin yapılması, kusur oranlarının belirlenmesi ve destekten yoksun kalma, iş gücü kaybı gibi hesaplamaların titizlikle yapılması için sürecin uzman bir avukat ile yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Uğradığınız haksızlıklar ve kayıplar karşısında yasal haklarınızı korumak için yanınızdayız.
Ölümlü, yaralanmalı veya maddi hasarlı trafik kazalarından doğan destekten yoksun kalma ve cismani zarar tazminatları.
İşyerinde veya işin yürütümü sırasında meydana gelen kazalar ile meslek hastalıkları neticesinde doğan tazminat haklarının takibi.
Hatalı tıbbi müdahale, yanlış teşhis veya tedavi sonucunda hastanın uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini.
Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin ihlali nedeniyle ortaya çıkan ticari ve bireysel zararların giderilmesi.
Kişilik haklarına saldırı, hakaret, iftira veya fiziksel müdahale gibi hukuka aykırı eylemlerden doğan davalarda yasal temsil.
Kazaya karışan araçlarda meydana gelen değer kaybı ile sigorta şirketleriyle yaşanan rücu ve tazminat uyuşmazlıklarının çözümü.
Tazminat hukuku, hukuka aykırı bir fiil nedeniyle uğranılan zararın giderilmesini düzenler. Temel ilke, zarar görenin zarardan önceki hâline getirilmesidir. Tazminat bir zenginleşme aracı değil, gerçekten uğranılan kaybın karşılığıdır.
Denizli'de tazminat davaları, talebin niteliğine göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemelerinde görülür. Sigorta şirketine yöneltilen talepler ticari dava niteliği taşıdığından Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girer. İş kazasından doğan talepler ise iş mahkemesinde karara bağlanır.
Denizli, Ege ile İç Anadolu'yu bağlayan karayolu güzergâhları üzerinde bulunan ve şehir içi trafiği yoğun bir ildir. Trafik kazasında birden fazla kişi ve kurum sorumlu tutulabilir: sürücü kusuru oranında, araç işleteni tehlike sorumluluğu esasına göre kusuru olmasa dahi, zorunlu trafik sigortası ise poliçe limitleri dâhilinde doğrudan zarar görene karşı sorumludur.
Talep edilebilecek maddi zarar kalemleri şunlardır:
Zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı karşılamaz. Manevi tazminat ile poliçe limitini aşan zararlar için kusurlu sürücü ve araç işletenine karşı ayrıca dava açılması gerekir.
Denizli'nin mermer ocakları, doğaltaş işleme tesisleri, tekstil fabrikaları ve inşaat sektöründeki yoğunluğu iş kazası risklerini artırır. İşveren yalnızca iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almakla değil, bu önlemlere uyulup uyulmadığını denetlemekle de yükümlüdür.
SGK'nın sağladığı geçici ve sürekli iş göremezlik ödenekleri zararın tamamını karşılamaz; karşılanmayan kısım için işverene karşı dava açılabilir. Tozlu ortamda çalışmaya bağlı solunum rahatsızlıkları ile gürültüye bağlı işitme kayıpları meslek hastalığı kapsamında değerlendirilebilir.
Alt işveren uygulamasının yaygın olduğu Denizli inşaat ve imalat sektöründe, asıl işveren ile alt işveren işçinin zararlarından müteselsilen sorumludur.
Sürekli iş göremezlik ve destekten yoksun kalma tazminatları aktüerya hesabıyla belirlenir. Hesapta zarar görenin yaşı, geliri, bakiye ömür süresi, maluliyet oranı, kusur dağılımı ve destek gören kişilerin sayısı ile destek alma süreleri dikkate alınır.
Geliri belgelenemeyen kişiler bakımından asgari ücret esas alınır. Ancak Denizli Ticaret Odası, meslek kuruluşları ve emsal ücret araştırmaları ile tanık beyanları kullanılarak daha yüksek bir gelirin ispatlanması mümkündür.
Zarar görenin kusuru varsa tazminattan bu oranda indirim yapılır. Emniyet kemeri takmamak, kask kullanmamak veya alkollü sürücünün aracına bilerek binmek müterafik kusur sayılarak indirime yol açabilir.
Sigorta uyuşmazlıklarının mahkemeye göre çok daha hızlı çözüldüğü bir yoldur. Başvuru için sigorta şirketine önceden başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen reddedilmiş olması gerekir.
Hakem kararları belirli tutarın altındaki uyuşmazlıklarda kesindir; üzerindeki tutarlarda itiraz yolu bulunur. Kararlar ilam niteliğinde olup doğrudan icraya konulabilir. Ancak tahkim yolu yalnızca sigorta şirketine karşı kullanılabilir; kusurlu sürücü ve işletene yönelik talepler için Denizli'deki mahkemelerde dava açılması gerekir.
Manevi tazminat, çekilen acı, elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini amaçlar. Yaralanan kişi kendisi için isteyebileceği gibi, ağır bedensel zarar hâllerinde yakınları da talepte bulunabilir. Ölüm hâlinde geride kalan yakınlar bu tazminatı ister.
Kişilik haklarına saldırı, mobbing, hatalı tıbbi uygulama ve haksız tutuklama gibi hâllerde de manevi tazminat gündeme gelir. Miktar, hâkim tarafından olayın ağırlığı, kusur dereceleri ve tarafların ekonomik durumu değerlendirilerek hakkaniyete uygun biçimde belirlenir.
Haksız fiilden doğan tazminat talepleri, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun zamanaşımı süreleri uygulanır; bu nedenle yaralamalı ve ölümlü olaylarda süre çoğu zaman iki yıldan uzundur.
İş kazasından doğan talepler ise iş sözleşmesine aykırılıktan kaynaklandığından on yıllık zamanaşımına tabidir. Sürelerin doğru hesaplanması, hak kaybı yaşanmaması bakımından belirleyicidir.
Kaza tespit tutanağı, sağlık raporları, tedavi giderleri, gelir belgeleri ve varsa tanık bilgileri bir araya getirilir.
Kalıcı zarar hâlinde yetkili sağlık kuruluşundan maluliyet raporu alınır; uyuşmazlıkta Adli Tıp Kurumu'na başvurulur.
Zorunlu sigorta kapsamındaki zararlar için sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır; ödeme yapılmazsa tahkim yolu açılır.
Sigorta Tahkim Komisyonu mahkemeye göre hızlıdır. Poliçe limitini aşan zararlar ve manevi tazminat için Denizli'de dava açılır.
Kural olarak zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıldır. Ancak kaza aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse bu uzamış süre uygulanır.
Tam kusurlu değilseniz, kusur oranınız düşülerek tazminat alabilirsiniz. Örneğin yüzde otuz kusurlu bir yaralanan, hesaplanan tazminatın yüzde yetmişine hak kazanır. Kusur oranı bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Teklif çoğu zaman gerçek zararın altında kalır. İbraname niteliğindeki belgeler imzalanmadan önce hesaplamanın bağımsız olarak değerlendirilmesi önemlidir. İmzalanacaksa fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu kaydı düşülmelidir.
Ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler isteyebilir. Eş, çocuklar ve anne-baba tipik hak sahipleridir. Ancak destek ilişkisi resmî bağa değil fiilî duruma dayanır; fiilen destek gördüğünü ispat eden nişanlı veya kardeş de talepte bulunabilir.
Sabit bir tarife yoktur. Hâkim; olayın ağırlığını, tarafların kusur derecelerini, ekonomik ve sosyal durumlarını, yaralanmanın derecesini ve duyulan elemi değerlendirerek hakkaniyete uygun bir miktar belirler. Manevi tazminat zenginleşme aracı olarak görülmez.
Evet. SGK'nın yaptığı ödemeler gerçek zararın tamamını karşılamayabilir. Karşılanmayan kısım için işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. İş kazasından doğan talepler on yıllık zamanaşımına tabidir.
Bize Ulaşın
+90 537 613 37 97